31 Ocak 2013 Perşembe

ear cuff modası

Bir ear cuff modasıdır gidiyor.Kesinlikle çokk hoşuma gitti bu kulak manşetleri.2013 yılına damgasını vuracak bir aksesuar.Günlük ya da  gece şıklığınızı sadece bu manşeti kullanarak tamamlayabilrisinz.
Kulak memesinden tüm kulağınızı kaplayan bir küpe olan ear cuff,tasma kolye,zımbalı takılardan sonra oldukça dikkat çekici bir aksesuar.Hele birde saçları at kuyruğu yaptığımızda gerçekten kendini daha iyi gösterecektir.

Buda benim tarzım ear cuff:)
Aslında kendi ear cufflarımızı yapabiliriz.Ben bugün yarın bir ear cuff yapıcam kendime.Sade ve günlük takabileceğim bir ear cuff:)


Sizler için Topshop mağazasından seçtiğim Ear Cuff'ları bakalım beğenecek misinz?


30 Ocak 2013 Çarşamba

izmirçocukatölyesi



Çok geç oldu biliyorum ama Rüya’dan fırsat bulup post hazırlamak gerçekten güçleşti.
18 Ocak günü 3.blogger anneler toplantısı konuğu İzmir Çocuk atölyesi idi.Yağmurlu bir İzmir sabahında bu toplantıyı kaçırmamalıyım dedim ve Alsancak’ta bir cafede buluştuk.İzmir Çocuk Atölyesi kurucusu Elif Hanım’ın güzel sunumu, çocuklarla haşır olan birisi olarak beni çok heyecanlandırmıştı.Etkinlikleri,aktiviteleri dinledikçe kızımı da dahil edebileceğimi düşünmem beni daha çok mutlu etti.:)))))Peki bu atölye nedir?amacı,misyonu vs.vs.şimdi ondan bahsetmek istiyorm.

İzmir Çocuk Atölyesi, çocukların öğrenme ve merak duygularını ilham verici öğrenme ortamları sunarak açığa çıkarmak amacıyla 23 Haziran 2012’de kurulmuştur.

Atölye’de yürütülen çalışmalara danışmanlık desteği veren uzmanlar sayesinde yenilikçi, çocuğun yüksek yararını hedefleyen ve farklı gelişim alanlarını destekleyen projeler geliştirilmektedir.

İzmir Çocuk Atölyesi aynı zamanda yurt içinde ve yurt dışında uygulanmakta olan çalışmaları araştırır, fark yaratan uygulamaları inceler ve bu projelerden ilham alan, Proje hedef grubuna göre adapte edilen yeni projeler ortaya çıkarır ve uygular.

Yürütülen tüm Projelerde ortak amaç çocukların bilişsel, duygusal, sosyal, fiziksel ve dilsel gelişimlerine keyif verici ve destekleyici bir ortamda katkı sunmaktır.

Bu anlamda çalışmalarından bahsedicek olursak:

1:Hayal gücü oyun parkı

Hayal Gücü Oyun Parkı, Amerikalı ünlü mimar David Rockwell tarafından geliştirilmiş, farklı büyüklükte ve şekilde büyük mavi bloklardan oluşan taşınabilir bir oyun parkı sistemidir. Oyun parkı, çocukların sosyal, fiziksel ve bilişsel gelişimi için uzmanların önemle üzerinde durduğu,   çocuklar tarafından yönlendirilen serbest oyunu teşvik eder.
2 yaşından itibaren çocuklar bu blokları ve kendi yaratıcılıklarını kullanarak herhangi bir alanı öğrenmeyi, sosyal gelişimi, hareketi destekleyen eğlenceli bir oyun alanına dönüştürebilirler. Oyun alanının geniş ya da dar bir alan olması, iç mekan ya da dış mekanda olması fark etmez, çocuklar her türlü alanı kullanarak keyifle oynayabilirler.
Çocuklar Hayal Gücü Oyun Parkı bloklarını kullanarak her gün yeni bir dünya kurarlar. Hayvanlara, roketlere ya da robotlara benzeyen nesneler yaparlar. Ya da ev, fabrika ya da şehir gibi hayali mekanlar… Oyun oynayacakları senaryolar, ortamlar ve oyunlar yaratırlar. En önemlisi bu yarattıkları oyunların kurallarını koyarlar ve kendilerinin yönettiği, sonsuz olanağı içinde barındıran ve kendilerini ifade etme olanağı buldukları derin ve keyifli bir oyun ortamına kavuşurlar.

2:Müzisyenler okulu

Müzisyenler Okulumda Programı özellikle ana okulları ve ilk öğretim birinci kademe sınıfları için tasarlanmış, 12 farklı enstrüman ve onu çalan müzisyenlere ait ayrı gösterilerden oluşan bir paket programdır.
Okullar Müzisyenler Okulumda Programı’nı 12 haftalık bir paket olarak çocuklarının hizmetine alabilecekleri gibi 4 haftalık, 6 haftalık ya da 8 haftalık daha kısa dönemlerle de programı konuk edebilirler.
Yine aynı şekilde okullarda düzenlenen doğum günleri ya da farklı kutlamalarda tek bir gösteriyi de çocuklarınıza hediye edebilirsiniz. 


3:Doğa ve çocuk

Richard Louv, ‘Doğadaki Son Çocuk’ isimli kitabında çocukların doğada geçirdikleri zamanın giderek azaldığını, doğayı çok az tanıyan ve doğayla bağı gittikçe zayıflayan çocukların doğa yoksunluğu yaşadıklarını belirtiyor.
Doğa yoksunluğunun günümüz çocuklarında sıklıkla görülen obezite, hiperaktivite, dikkat eksikliği ve depresyon gibi rahatsızlıklara yol açtığını, çocukların doğa ile temasını artırmanın en doğal ve etkili tedavi yöntemi olduğunu savunuyor.
Bizler de İzmir Çocuk Atölyesi olarak, doğada zaman geçiren çocukların çok daha sağlıklı, yaratıcı, düşünce yetenekleri keskin, doğaya karşı duyarlı, özgüveni yüksek, kendisiyle ve çevresiyle barışık olduklarına inanıyor ve çocukları doğayla buluşturan projeleri destekliyoruz.


4:Yaratıcı oyun alanları

Küçük yaştaki çocuklar için oyun sadece hoş zaman geçirdikleri bir etkinlik değildir. Tam aksine oyun bu yaştaki çocukların öğrenme biçimidir.
Bir bebek eğlenceli bir şekilde çığlıklar atarken aslında ana dilini konuşmak için gereksinim duyduğu sesleri nasıl çıkaracağını öğrenmektedir. Hep birlikte oyun oynayan çocuklar aynı zamanda grup içinde kimin söz sahibi, kimin sessiz olduğunu da anlamlandırmaktadır. Gruptaki diğer çocukların kendisine nasıl davrandığını gözlemleyen bir çocuk kendisiyle ilgili pek çok ipucu da biriktirir… Ya da yeni yürümeye başlayan bir çocuk metal bir kaşıkla zemine vurduğunda çıkan sesin tahta bir kaşıkla vurduğundan çok farklı olduğunu bu deneyimi defalarca tekrarlayarak zihninde çözümler. Dolayısıyla oyun çocukların yaşamı ve kendini anlamlandırması için oldukça gereklidir.
İzmir Çocuk Atölyesi olarak oyunun çocuklar için son derece önemli olduğunu düşünüyor ve onlara oyun oynayabilecekleri zaman ve fırsat sunmak amacıyla projeler geliştiriyor ve uyguluyoruz.

Daha fazla bilgi için burayat ıklayabilirsinz.
Facebook ile takip etmek isterseniz buraya tıklayınız.


21 Ocak 2013 Pazartesi

zeliş anne çalışmaya başlıyor.

Biliyorsunuz kelebeğim için doğum iznine ayrılmıştım.Bu güne kadar her şey çok güzeldi.Rüya’m17 nisan 2012’de kucağımdaydı ve ben 2012 ocak ayından 2013 ocak ayına kadar izindeydim.Kızımla beraber evde çok güzel zaman geçiriyoruz.Keşke 2 yaşına kadar izin olabilse.Küçücük bebekler bakıcılara ya da kreşlere teslim ediliyor.Annenin aklındaysa hep kuzusu kalıyor.Acaba yemeğini yedi mi?Şimdi ne yapıyor?Uyudu mu kalktı mı ?Neyse ki benim annem yanımda bu anlamda şanslıyım.
Çarşamba günü Rüya ile beraber gidiyoruz okula