8 Temmuz 2016 Cuma

Sultanahmet Camii


Bayram ziyareti icin kisa sureligine geldik Istanbul'a.
Hazir insan kalabaligi ve trafik yogunlugu yokken bir iki yeri gezelim dedik.
Ruya kiz rotamizda oldugundan, ona ayak uydurmak ve onun ihtiyaclari dogrultusunda ilerlememiz gerekiyordu.

Sultanahmet camii icini hep merak etmisimdir.Oraya gittik ilk olarak.
Sultanahmet Camii icini gezmek icin kapida etek ve ortu veriyorlar😊
Etegi giyip kocaman ortuyle de hem basini hem de kollarini kapatman konusunda uyariyorlar.Neyse giydim ve Ruya kiz ile iceri girdik.
Ruya ustumdekileri cekip aglamaya basladi😯
Onu sakinlestirme cabalarim bosunaydi😕
Ben "nine" olmusum ve cikarmaliymisim uzerimdekileri.😯
O sirada kapidan gecenlerin bana "carpilacaksin"diyerek gulmeleri cabasi😑
Neyse baska sefer geldigimizde tekrar deneriz sansimizi..

Yapilarin tarihi hep ilgimi cekmistir ama o yapilarda yasanan hikayeleri daha cok severim.
Sultanahmet camii ile ilgili, kaynagi Sunay Akin'a ait bir hikaye ile bu postu bitiriyorum.;)

“Ayasofya’nın karşısında, ondan daha alımlı ve estetik ağırlıklı Sultanahmet Külliyesi için kişisel gelirinden servetler tüketen I. Ahmet’in yaptırdığı caminin 14 şerefesi, onun 14. Osmanlı padişahı olduğunu simgeler.” Bayramlaşma törenlerinde elini öpen bilginler ve şairler karşısında tahtından kalkma inceliğini gösteren I. Ahmet, altın bir kazmayla bizzat çalışır, yapımına 1609 yılında başladığı Sultanahmet Camisi’nin temelinde...Kaç padişah, bir şairi tahtından kalkarak selamlama nezaketi göstermiştir ki?
Kaynak: Sunay Akın'dan Hikayeler

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder